19 Haziran 2019 Çarşamba

M.K. ATATÜRK / “Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka / Atila Girgin


Mustafa Kemal ATATÜRK'TEN özlü sözler:

“Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.” M.K.ATATÜRK
* * * * * * * * * * * * * * * * *
“Geraktiğinde Vatanı için bir tek fert gibiyekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir.” M.K.ATATÜRK
* * * * * * * * * * * * * * * * *
“Milli Mücadelelere şahsi hırs değil, milli deal, milli onur sebep olmuştur.” M.K.ATATÜRK
* * * * * * * * * * * * * * * * *
“Bu Millet dava uğruna kılı kıpırdamadan canını vermeye razı olmasaydı ben hiç bir şey yapamazdım.” M.K.ATATÜRK
* * * * * * ** * * * * * * * *
“Ben icap ettiği zaman en büyük hediye olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.” M.K.ATATÜRK
* * * * * * * * * * * * * * * * *
“Biz cahil dediğimiz zaman, mektep okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.” M.K.ATATÜRK

13 Haziran 2019 Perşembe

M. K. ATATÜRK / Söz konusu Vatan'sa gerisi teferruattır / Atila Girgin


Türkiye Cumhuriyetinin kurucu önderi sevgili ATATÜRK'ÜMÜZE ait çok değerli söylemler ve yaşam felsefesini yansıtan bazı özlü sözler:

Söz konusu vatan'sa gerisi teferruattır....
Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.
Biz uygarlıktan, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz(1925)
Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir(1924)
Hiç bir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır(1921)

6 Haziran 2019 Perşembe

M. K. ATATÜRK / Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır....../ Atila Girgin


M. K. ATATÜRK'ten özlü bir söylem: Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir.

5 Haziran 2019 Çarşamba

M. K. ATATÜRK / Türklük benim en derin güven kaynağım....../ Atila Girgin


M. K. ATATÜRK'ten özlü bir söz: Türklük benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiç bir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım(1931).

3 Haziran 2019 Pazartesi

19 Mayıs 1919 / Size saygı, size sevgi, iyi ki vardınız.../ Atila Girgin


19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktım...../ M. K. ATATÜRK / 

Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.
Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız.

25 Mayıs 2019 Cumartesi

Kuvayı Milliye’nin Kuruluşu / Alev Çoşkun


Kuvayı Milliye işte böyle kuruldu..."Rezil bir biçimde yaşamaktansa..." Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi yazar Alev Coşkun’un kaleme aldığı “Kuvayı Milliye’nin Kuruluşu” Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıktı.
Gazeteci/yazar Alev Coşkun, 15 Mayıs 1919’dan sonra yaşanan en uzun 15 günü ve Kuvayı Milliye ruhunun oluşumunu anlattı. Kitapta, Yunan birliklerinin İzmir’de Kordonboyu’na çıktıktan sonra yaşanan yoğun sürecin kısa tarihine değinildi. Kuvayı Milliye’nin sancılı doğum günleri gün gün okuyucuya aktarıldı.
Alev Coşkun, “İlkkurşun Tepesi”nde Kuvayı Milliye’nin Yunan askerleri ile ilk kez nasıl göğüs göğüse çatıştığının hikayesine de yer verdi. Yazar, 15 Mayıs 1919’da Ödemiş’te Kuvayı Milliye ruhunun oluşumunu, gizli cemiyetin toplantısında Kur’an üzerine yemin edilişi “İlk Kuvayı Milliye Örgütünün Kuruluşu ve Ödemiş Direnişi”başlıklı bölümde anlattı.
Bu bölümde, Ödemiş halkının, İzmir’in işgali haberini aldıktan sonraki tepkilerini, subayların yaptığı gizli toplantıyı ve ilçenin yönetimine el koyulması fikrinin oluşumuna değinildi.
İzmir’in işgalini bildiren telgrafın nasıl acı bir feryat olduğu ise şöyle anlatıldı:
“15 Mayıs 1919 sabahı güneş doğarken, Ödemiş Jandarma Komutanı Yüzbaşı Tahir (Özerk) Bey’in evinin kapısı acı acı çalındı. Bundan sonrasını Yüzbaşı Tahir Bey’in hatıralarından izleyelim:
Kapıya çıktım, Teğmen Naci’yi pek heyecanlı ve sinirli vaziyette karşımda görünce, ‘Ne var, ne oldu’ diye sordum. Titreyen elleriyle bana bir telgraf uzatırken ‘İzmir’i Yunanlar işgal etmiş kumandan bey’ dedi. Asabıma bir yıldırım tesiri yapan bu haber üzerine, telgrafı okumasını istedim. Okudu. Bu İzmir’in feci işgalini bildiren ve Vasıf Bey’in (Vasıf Çınar) imzasını taşıyan acı bir feryat idi.
“REZİL BİR BİÇİMDE YAŞAMAKTANSA MİLLİ BİR ÖRGÜT KURULMASINI ÖNERDİ”
Yüzbaşı Tahir evine gelen Teğmen Naci Bey’e ‘eşraftan Hacı Mümtaz Efendi ile onun uygun göreceği kişileri daireme getir, ben de hemen geliyorum’ dedi. Hacı Mümtaz ve üç arkadaşı sabahın erken saatlerinde Yüzbaşı Tahir Bey’in makamına geldi. Yüzbaşı Tahir, telgrafı gelenlere de okudu. Rezil bir biçimde yaşamaktansa milli bir örgüt kurulmasını önerdi. Gelenlerin hepsinin renkleri atmıştı. ‘Böyle vaziyetleri görmektense dövüşe dövüşe ölmeye hazırız; bütün Ödemiş halkının da aynı fikirde olduğunu temin ederiz,’ dediler.
İlk iş olarak, heyetten iki kişinin Hükümet Konağı’ndaki maliye kasasına el koyarak güvence altına almasını kararlaştırdılar. Yüzbaşı Tahir, Hacı Mümtaz ve arkadaşlarının yanına bir teğmen vererek acele kaymakama gitmelerini istedi. İzmir’in işgal haberini duyan kimi yedek subaylar, Yüzbaşı Tahir Bey’in makamına gelmişlerdi. Görev istiyorlardı.
Hacı Mümtaz Efendi başkanlığında Ödemiş Hükümet Konağı’na gidenleri karşılayan Kaymakam, bu heyete kasayı mühürletmediği gibi, bir milli direniş örgütü kurulmasının zararlı ve olumsuz yönlerini de uzun uzun anlattı. Kaymakam heyecanları yatıştırmak istiyordu. Bu sırada, Tire’nin Kahrat köyünde oturan ve ünlü Çakıcı Efe’nin eski kızanlarından (savaş arkadaşı) Gökçen Efe, Yüzbaşı Tahir Bey’in yanına geldi, herhangi bir harekette emre hazır olacağını söyledi. Daha sonra, Jandarma Komutanı Yüzbaşı Tahir Bey belki inandırabilirim, sertliğini yumuşatabilirim düşüncesiyle Kaymakam’a gitti. Kaymakam, odasında yoktu; telgrafhanede İzmir Valisi ile konuşmaya çalışıyordu. Kaymakam, Yüz başı Tahir Bey’e silahları halka dağıtmayacağını, ‘Vali İzzet Bey’in emir ve talimatını almadan hiçbir şey yapmayacağını ve yaptırmayacağını’ söyledi.”
“TOPLANTIYA KATILANLAR KURAN ÜZERİNE YEMİN ETTİLER”
“İzmir’in işgal günü, Kaymakamın bu olumsuz tutumu Ödemiş’teki yurtseverleri üzmüştü. Kulaktan kulağa bildirimle akşam Jandarma Komutanı Yüzbaşı Tahir Bey’in odasında gizli bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya katılanlar Kuran üzerine yemin ettiler ve bazı kararlar aldılar.
Toplantıya katılanlar şunlardır:

Jandarma Komutanı Yüzbaşı Tahir Bey (Özerk),
Avukat Refik Şevket (İnce) (İlk Meclis’te Sarıhan Milletvekili, Adalet Bakanı),
Dr. Mustafa Şevket (Bengisu) (Sonradan Ödemiş Belediye Başkanı, Milletvekili),
Eczacı Tevfik (Kocaman) Bey,
Eşraftan Hacı Mümtaz, damadı Kazım,
Yüzbaşı Hüsamettin,
Jandarma Üsteğmeni Ahmet Rıfat (Kemerdereli),
Manifaturacı Kulalı Softaoğlu İbrahim,
Hakkı Paşaoğlu Fahri,
Adagideli (Ovakent) Hanaylıoğlu Mehmet Emin,
Belediye Başkanı Ali Bey,
Müderris Hacı Mustafa.

Bu gizli komite ilk toplantısında ilçenin yönetimine doğrudan doğruya el koymak yönünde aşağıdaki kararları aldı:

Para bulunan her devlet kurumuna el konulacak ve kasaları mühürlenecektir,
İlçede bulunan yedek subaylar derhal silah altına çağırılacaktır,
Depolardaki silahlar, gerektiğinde halka dağıtılmak amacıyla güvence altına alınacaktır,
Dağlarda dolaşan zeybeklere haber gönderilerek, Yunan’la savaşma zamanının geldiği bildirilecektir,
5- Civardaki ilçe ve nahiyelerle ilişkiyi sürdürmek için güç ve moral verici telgraflar çekilecektir.”
Odatv.com.
* * * * * * * * * * * * * * * * 
Kaynak: https://odatv.com/rezil-bir-bicimde-yasamaktansa...-24051902.html

Alev Coşkun. / “Kuvayı Milliye’nin Kuruluşu” / Kırmızı Kedi Yayınevi.






24 Aralık 2018 Pazartesi

Denizli'deki Necip Ağa konağı kamulaştırılıp restore edilecek / Ferah IŞIK


Denizli'deki Necip Ağa konağı kamulaştırılıp restore edilecek
Ferah IŞIK / DENİZLİ, (DHA)


DENİZLİ Büyükşehir Belediyesi, Çal ilçesinde Kurtuluş Savaşı'nın tanıklarından olan 19'uncu yüzyıl sonlarının Türk mimarisinin en güzel örneklerinden Necip Ağa Konağı'nın kamulaştırılıp, restorasyonunun yapılacağını açıkladı.
2006 yılında Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından koruma altına alınan 120 yıllık Necip Ağa Konağı, bakımsızlıktan virane haline geldi. Sadık Çökelez ve rahmetli ağabeyi Emre Çökelez'in eşi Dudu Çökelez'e atalarından miras kalan iki katlı, tavan süslemeleriyle dikkati çeken ahşap ve kerpiç yapı olan konağın, içinde altın saklandığınına inanan defineciler tarafından kazılmadık yeri kalmadı. Camları kırılan, kapı ve pencere çerçeveleri çürüyen, içinde çok sayıda tarihi eşyanın da olduğu yıkılmaya yüz tutan iki katlı konağın bu hali yürekleri burkarken, Denizli Büyükşehir Belediyesi, konağın kamulaştırılacağını ve ardından da restore edileceğini bildirdi.
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Osman Zolan, Denizli'de yıkılmaya yüz tutmuş 10 tarihi binanın bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Necip Ağa Konağı'da yıkılmaya yüz tutmuş konaklardan biri. Kurtuluş Savaşı'nda önemli kararların alındığı, Kuvay-ı Milliyeciler'in toplantılarına evsahipliği yapan Necip Ağa Konağı'nı kamulaştırmak için çalışmalar başladı. Ayrıca Pamukkale Cezmi Ökten Evi 1, Merkezefendi Adil Beştaş Evi, Serinhisar Bayram Özkan Evi ve Güney Hükümet Konağı ve Lojmanı'nın restorasyon çalışmalarına hemen başlanacak. Çal'daki Necip Ağa Konağı ile birlikte Buldan, Tavas, Sarayköy, Çivril ve Babadağ ilçelerimizde de 6 tescilli yapı için kamulaştırma çalışmaları en kısa zamanda bitecek. Bugüne kadar Denizli'de yıkılmaya yüz tutmuş bir çok tarihi yapıyı ayağa kaldırarak kentimize kazandırdık. Biz ne kadar tarihimize, geçmişimize, köklerimize sahip çıkarsak o kadar güçlü oluruz. Bu nedenle geçmiş ile geleceğimizi buluşturmak zorundayız. Tarihi değerlerimizi yaşatmak adına elimizden gelen tüm desteği bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vermeye devam edeceğiz."

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/denizlideki-necip-aga-konagi-kamulastirilip-restore-edilecek-37279398