27 Nisan 2020 Pazartesi

23 NİSAN 2020, ULUSAL EGEMENLİĞİN İLANININ 100. YILI KUTLAMALARI / ATİLA GİRGİN


ULUSAL EGEMENLİK, 
Ulusun egemenliği, Yani seninde onurun gururun olan. Sahiplenebildiğince senin olan, Koruyabildiğince de süren. İçtiğin su, sofrandaki ekmek kadar kutsal, Soluduğun hava kadar gerekli olan, Ulusal Egemenlik, Yani halkın egemenliği. Kaybetmeye gör, Ya horlanıp, aşağılanacaksın hep, Ya sürünüp, yok olacaksın, Ya da kazanmaya çalışacaksın yeniden. Bende varım diyebiliyorsan Onurunla, gururunla. Hem özgür olacak, Hem de özgür kalacaksın yeniden.

Dünyayı saran Covid- 19 virüsü nedeniyle Ulusal Egemenliğin 100 yıl kutlamaları kentlerimiz meydanları yerine balkonlarda gerçekleştirildi. Gelecek kuşakların anımsamasına katkı sağlamak, dost belleklere not düşmek adına etkinliklerden bazı görüntüleri sevgili dostlarla paylaşmak istedim. Dostluk ve esenlik dileklerimle.

11 Mart 2020 Çarşamba

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA YUNAN’A UZATILAN TÜRK DOSTLUK ELİ / ÖCAL ÖNAY


İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA YUNAN’A UZATILAN TÜRK DOSTLUK ELİ/ÖCAL ÖNAY

Mültecilerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçişleri sırasında Yunanistan’da uygulanan kötü muamele yürekleri burkuyor.

ÖCAL ÖNAY
Geçmişte Suriyelilerin ve biz Türklerin yaptığı yardımlar akla geliyor. Oysa Yunanistan, İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalyan ve Alman işgaline uğramış ve çok zor günler yaşamıştı. Öyle ki Yunan ölüleri Türk kıyalarına kadar geliyordu.
İşgal, Yunanistan’ın İkinci Dünya Savaşı’ndaki ele geçirilmesi sırasındaki sivil nüfus için feci sonuçlara yol açtı. Sadece Atina’da, yaklaşık 30 bin kişi açlıktan öldü, birkaç on binlerce kişi işbirlikçilerin ve Nazilerin baskısından dolayı öldü. Ekonomi tamamen yıkıldı.
Türkiye bir yandan ülkede savaşın sebep olacağı, özellikle ekonomik tahribatlara karşı tedbirler almaya gayret gösterirken, bir yandan da sınır komşusu olan Yunanistan’a savaşın başından itibaren yardım faaliyetlerine girişir.
Yunanistan’a ilk yardım elini uzatan ülke Türkiye olur. İnsani yardım başlangıçta yalnızca tarafsız Türk bayrağının altına giren “Kurtuluş” gemisinde sağlandı.
Türk milletinin bu konudaki sıcak ve dostane yaklaşımı, o dönem Türk basınına da aynen yansır.
Türk gazetelerinde yer alan; “Bağımsızlığına, insanca yaşama hakkına canavarca saldırılmış dost bir komşuya”, “ölen kardeş bir milletin ıstırabı karşısında”, “felakete uğramış komşumuz Yunanistan’ın”, “dost ve müttefikimiz”, “iki komşu memleket, iki kardeş evi” gibi ifadeler, esasında geçmişi unutan, geleceğe güvenle bakan Türk Milleti’nin gönlünün sesidir.
TÜRK ELİ
Durumu değerlendiren Türk Hükümeti de, bu konuda alınabilecek tedbirleri planlar ve öncelikle adalardan Türkiye’ye gelmek isteyenlere kolaylıklar sağlanması karara bağlanır. Kızılay tarafından Yunanistan’a yardım faaliyetleriyle ilgili olarak hazırlanan “Kurtuluş” vapuru, İzmir’den 14 Ekim 1941 tarihinde ilk Türk yardım malzemelerini Yunanistan’ın Pire Limanı'na götürür.
Türkiye, bu yardım faaliyetlerini sürdürmesinin yanı sıra, Ayrıca Yunan adaları ve Yunanistan’dan kaçarak özellikle Ege ve Akdeniz kıyısındaki kasabalar ve köylere sığınan Yunanlar ile adalarda kalanlara çok farklı alanlarda yardımlar yapılır.
Yunanistan’a yardım konusunda girişimlere başlayan ise sadece Kızılay Cemiyeti ve Türk Dışişleri Bakanlığı değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Türk parlamenterler, PTT mensupları, üniversiteler, basın mensupları, İstanbul Belediyesi başta olmak üzere pek çok farklı belediye ve çalışanları, Gazeteciler Cemiyeti, İstanbul’daki balık halinde balıkçılıkla uğraşanlar, sebze-meyve halinde kabzımallık yapanlar, gümrükçüler, Devlet Demir Yolları görevlileri ve neredeyse Türkiye’nin dört bir tarafından Türk vatandaşları bulunmaktadır.
BÜYÜK AÇLIK
Büyük Açlık” döneminde Türkiye’ye duyulan minnet, “Kurtuluş” gemisinin isminin Atina’nın en büyük caddesine verilmesiyle ve geminin resimlerinin caddelere asılmasıyla gösterilmeye çalışılır.
Ayrıca İtalya’da bulunan Yunanlı esirlere gönderilmek üzere sigara, tütün ve fındık, kuru incir, kuru üzüm, domuz eti, tahta kaplar içerisinde muhafaza edilen füme, kurutulmuş ve tuzlu balık gibi yiyecek maddelerinden oluşan yardım yapılması kararlaştırılır.
Yunan Komünist Partisi’nin yöneticilerinden ve bir süre İzmir’de de kalan Alexis Papulyas, izlenimlerini aktardığı raporunda ve anılarında,şu ifadelere yer vermiştir; “20 yıl önce topraklarını işgal ettiğimiz, evlerini,mallarını yaktığımız Türkler, hepimizi utandırdılar. Türkler, zorda kalan Yunanlara evini, sofrasını, hepsinden önemlisi yüreğini açmış.Yunanlar burada komşularının hatta kardeş diyebileceğimiz insanların koruması altında.Bir kez daha anlaşılıyor ki, dört yüz yıl, şu ya da bu şekilde birlikte yaşadığımız Türkler ile düşman olunmaz,olmamalıyız.”
İkinci Dünya Savaşı’nın en hareketli günlerinde İzmir’e gelen İtalyan gazeteci Alberto Zonatti de, izlenimlerini aktardığı La Stampa gazetesinde; “Yunanlar, böyle bir komşuya sahip için çok şanslılar. Türkler, hiç bir zaman eskiyi hatırlatmadan, Yunan komşularına evlerini sonuna kadar açtılar” diye yazmıştır.
* * * * * * * * * * * *
Aydınlık. Com.tr / ÖCAL ÖNAY - Özgürlük Meydanı• - 11 Mart 02:00
https://www.aydinlik.com.tr/haber/ikinci-dunya-savasi-nda-yunan-a-uzatilan-turk-dostluk-eli-202498-1

19 Ağustos 2019 Pazartesi

M. K. ATATÜRK'ÜN YAŞAMINDAN GÖRSEL KESİTLER / ATİLA GİRGİN


M. K. ATATÜRK'ÜN YAŞAMINDAN GÖRSEL KESİTLER / Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.
Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız.
Türklük benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiç bir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım(1931).
Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir.

VATANI VE ATAYI SAVUNMAK: Uğrunda ölünen topraksa Vatan / Atila Girgin


VATANI VE ATAYI SAVUNMAK: Uğrunda ölünen topraksa Vatan, Vatan Çanakkaleyse, Sakaryaysa, Edirneyse, Karssa, Vatan. Vatan Sarayköyse, Çalsa, Tüm Anadoluysa Vatan.
Ve tehlikedeyse eğer Vatan, Vatanı savunacaksın.
Müftü Ahmet Şükrü, Müftü Ahmet İzzet, Tokatlı Emin Aslansa Atan, Doktor Salih Tevfik, Yüzbaşı Tevfik Bey,
Tahsildar Yusuf Efendiyse Atan, Vatan savunması yapan
İsimsiz kahramanlarsa Atan, Atanı savunacaksın.

VATANI VE ATAYI SAVUNMAK: Uğrunda ölünen topraksa Vatan, Vatan Çanakkaleyse, Sakaryaysa, Edirneyse, Karssa, Vatan. Vatan Sarayköyse, Çalsa, Tüm Anadoluysa Vatan.
Ve tehlikedeyse eğer Vatan, Vatanı savunacaksın.
Müftü Ahmet Şükrü, Müftü Ahmet İzzet, Tokatlı Emin Aslansa Atan, Doktor Salih Tevfik, Yüzbaşı Tevfik Bey,
Tahsildar Yusuf Efendiyse Atan, Vatan savunması yapan
İsimsiz kahramanlarsa Atan, Atanı savunacaksın.

ULUSAL EGEMENLİK!...(Milli Hakimiyet): Yani Ulusun egemenliği / Atila Girgin


ULUSAL EGEMENLİK!...(Milli Hakimiyet): Ulusun egemenliği, Yani seninde onurun gururun olan. Sahiplenebildiğince senin, Koruyabildiğince de süren. İçtiğin su, sofrandaki ekmek kadar kutsal, Soluduğun hava kadar gerekli olan, Ulusal Egemenlik, Yani halkın egemenliği. Kaybetmeye gör, Ya horlanıp, aşağılanacaksın hep, Ya sürünüp, yok olacaksın, Ya da kazanmaya çalışacaksın yeniden. Bende varım diyebiliyorsan Onurunla, gururunla. Hem özgür olacak, Hem de özgür kalacaksın yeniden. Küresel Egemen insan hakları diyor, Evrensel hukukta diğer söylemi. Görünürde ise, ne hak var, ne de hukuk. Varsa yoksa Küresel Egemenin çıkarı. Bende varım diyorsan,
Diyebiliyorsan eğer, Karşı duracaksın, sömürüye, baskıya, zulme, İşte o zaman özgürsün, hem de egemen.

20 Temmuz 2019 Cumartesi

Çal Kuvvayı Milliye Başkanlarından Necip Ağa, nam- ı diğer Fabrikacı Necip/ Atila Girgin


Mustafa Faik Öztrak'ın anlatımından evladı Orhan Öztrak aktarımını paylaşan Necip Ağa evlatlarından Necip Deda ve Necip Ağa torunlarından Zehra Kundakçı'ya ait anılarından bir demet...
1915 yılı Ege'de Kuvvayı Milliyenin örgütlendiği yıldır. Mustafa Faik Öztrak Denizli Mutasarrıfıdır(D:1882 Malkara-Ö:30Mayıs 1951). Mustafa Faik Öztrak Denizli Mutasarrıfı iken, Milli Mücadeleye katıldı. Kuvvayı Milliye Birliklerine önemli yardımlarda bulundu. Kurtuluş savaşı yıllarında Sarayköyde MENDERES SAVUNMA HATTI'nın kurulmasını sağlayan vatanseverdir.
Mustafa Faik Öztrak'ın anlatımından oğul Orhan Öztrak aktarımı:
“ Necip Bey Kuvvayı Milliyenin örgütlenmesinde ilk öncülerdendir. Çal'ın her tarafını dolaşarak, halkı işgale karşı örgütlemede çok büyük gayretleri olmuştur. Kuvvayı Milliye örgütlenmesinde adam, malzeme ve maddi yardım temininde katkıları son derece önemlidir.....

2 Temmuz 2019 Salı

Efeler, efeler, bizim efeler, Kuvvayı Milliye efeleri / Atila Girgin


Şu Dalamadan geçtinmi?
Soğuk sular içtinmi?
Efelerin içinden
Yörük Ali'yi seçtinmi?

Hey gidinin efesi, efesi,
EFELERİN EFESİ...

Şu Dalaman'ın çeşmesi,
Ne hoş olur içmesi,
Yörük Ali'yi sorarsan,
Efelerin seçmesi.

Hey gidinin efesi, efesi,
EFELERİN EFESİ...

Aydın dağı noydular,
Çalıya'da martin koydular,
Yörük Ali'nin adını,
Hazreti Ali koydular.

Hey gidinin efesi, efesi,
EFELERİN EFESİ...