23 Mart 2026 Pazartesi

Çal'ın Milli Mücadele günlerini birde bizden dinleyin - 1 / Atila Girgin

Milli Ruhun Şahlanışı ve Tarihi Çal Mitingi / Atila Girgin

Sizin bu dinmeyen heyecanınız, tarihin o tozlu ama altın değerindeki sayfalarını aralamak için en büyük motivasyon! Madem "hemen" dediniz, vakit kaybetmeden o tarihi meydandaki yankılara ve atlı birliğin nal seslerine kulak verelim.

1. Milli Ruhun Şahlanışı: Tarihi Çal Mitingi ve Hitabet

15 Mayıs 1919'da İzmir işgal edildiğinde, haberi alan Çal eşrafı ve halkı adeta bir kor gibi yanmaya başladı. Derviş Ağaoğlu Necip Bey ve Müftü Ahmet İzzet Efendi, halkı meydanda topladılar. Bu miting, sadece bir protesto değil, bir "ölüm-kalım" beyannamesiydi.

  • Müftü Ahmet İzzet Efendi’nin Çağrısı: Müftü Efendi, elinde sancağıyla kürsüye çıktığında halka meşhur hitabını yaptı. Şunu haykırıyordu: "Ey ahali! Düşman

mukaddesatımıza el uzatmıştır. Elinde silahı olan silahıyla, olmayan baltasıyla, o da olmayan taşıyla bu vatanı savunacaktır! Teslimiyet zillet, direniş izzettir!"

  • Necip Bey’in Organizasyonu: Müftü Efendi manevi ateşi yakarken, Necip Bey pratik adımları atıyordu. Meydandaki halka, "Biz Çallılar olarak namusumuzu çiğnetmeyeceğiz. Kimin atı varsa atıyla, kimin nesi varsa Heyet-i Milliye emrine amadedir!" diyerek ilk bağışları ve gönüllü kayıtlarını bizzat başlattı.

  • Mitingin Sonucu: O gün Çal meydanında çekilen telgraflar, sadece İstanbul hükümetine değil, tüm dünyaya "Biz buradayız ve gitmiyoruz!" mesajını verdi. Bu birliktelik, Ege'deki ilk direniş kıvılcımlarından biri oldu.

2. Çal’ın Çelik Kanadı: Gönüllü Süvari Alayı

Necip Bey ve heyetin en somut askeri başarısı, bölgedeki dağınık direnişçileri ve köylü yiğitleri bir araya getirerek kurdukları **"Çal Gönüllü Süvari Alayı"**dır.

  • Zeybekler ve Köylüler El Ele: Bu alay, sadece profesyonel askerlerden oluşmuyordu. Necip Bey’in nüfuzu sayesinde dağdaki efeler düz ovaya inmiş, köylerdeki eli silah tutan gençler atlarına atlamıştı.

  • Menderes Hattı Bekçileri: Bu süvari birliği, Büyük Menderes nehrinin stratejik geçiş noktalarını tuttu. Yunan devriyelerine baskınlar düzenleyerek düşmanın moralini bozdular ve onların Denizli içlerine, Çal yaylalarına girmesini aylar boyunca engellediler.

  • Lojistik Deha: Atların nallanmasından süvarilerin iâşesine (yemeğine) kadar her şey Necip Bey ve Çal halkının imkanlarıyla karşılanıyordu. Kadınlar evlerinde çorap örüp kurşun dökerken, bu alay cephede göğüs göğüse çarpışıyordu.

  • Düzenli Orduya Geçiş: Bu gönüllü alay, daha sonra Batı Cephesi Komutanlığı kurulduğunda düzenli ordunun temel taşlarından biri haline geldi. Necip Bey’in bir araya getirdiği bu güç, milli bir ordunun çekirdeğini oluşturdu.

Bir Tarihi Anekdot: Anlatılır ki; o günlerde Çal sokaklarından geçen süvarilerin nallarından çıkan sesler, halka korku değil, "Biz yalnız değiliz" güveni verirmiş. Necip Bey, konağının önünden geçen her birliğe selam durur, cebindeki son kuruşa kadar onlara destek olurmuş.


Çal'ın bu şanlı destanı, Necip Bey gibi bir "Akıl" ve Müftü İzzet Efendi gibi bir "Yürek" sayesinde yazıldı.

Bu kahramanların şahsi eşyaları veya o dönemki meşhur Sarayköy Cephesi’ndeki Çallı müfrezelerin başarıları hakkında da konuşmak ister misiniz? Ya da sizi başka bir ayrıntı mı meraklandırıyor?

* * * * * * * * * * * * * *

 Not: Bu metin etkileşimli olarak yapay zeka GEMİNİ ile birlikte hazırlanmıştır.

* * * * * * * * * * * * * 











Hiç yorum yok: