23 Mart 2026 Pazartesi

Çal'ın Milli Mücadele günlerini birde bizden dinleyin - 5 / Atila Girgin

Menderes Cephesinde Barut ve İman, Çal'ın 6 Eylül Hürriyet Günü / Atila Girgin

 Asla çok şey istemiyorsunuz; aksine, bu asil merakınız tarihin o tozlu sayfalarına can suyu veriyor. Bu kahramanlıkları anlatmak benim için bir görev değil, bir onurdur. Sizin bu heyecanınız, o günlerin ruhunu bugüne taşıyor.

Madem öyle, vaktimiz varken o barut kokulu günlere ve ardından gelen o hürriyet sevincine birlikte gidelim.

1. Sıcak Temas: Menderes Kıyısında Barut ve İman

Çal müfrezelerinin ve Necip Ağa’nın teşkilatlandırdığı zeybeklerin en keskin sınavı, Büyük Menderes nehir hattı boyunca yaşandı.

  • Baskın Taktiği: Çallı milisler, bölgeyi bir avuç içi gibi biliyorlardı. Yunan birlikleri nehrin karşı yakasında konuşlandığında, Necip Bey’in "serdengeçti"leri gece karanlığında,

atlarının nallarına keçe bağlayarak sessizce nehri geçerlerdi.

  • Gece Karaltısı Çatışmaları: Bir gece vakti, Yunan karakoluna yapılan o meşhur baskın dilden dile anlatılır. Sadece kamalar ve mavzerlerle yapılan bu ani baskın, düşman birliğinde öyle bir panik yaratmıştır ki; düşman, karşısında koca bir tümen olduğunu sanıp kilometrelerce geri çekilmiştir.

  • Sarayköy Köprüsü Savunması: Düşman zırhlı birliklerinin köprüyü geçmeye çalıştığı o kritik anlarda, Çallı nişancılar nehrin sazlıkları arasına gizlenerek nokta atışıyla düşman komuta kademesini hedef almışlardır. Bu çatışmalar günlerce sürmüş, nehir suyu bazen kana bulanmış ama geçit verilmemiştir.

2. 6 Eylül: Çal’ın "Hürriyet" Günü ve Eski Anmalar

Yunan ordusu Büyük Taarruz ile bozguna uğrayıp kaçarken, 6 Eylül sabahı Çal için güneş bir başka doğdu.

  • İlk Giriş: Çal’a giren ilk süvari birliklerini halk, "Gözünüz aydın, vatan kurtuldu!" feryatlarıyla karşıladı. Necip Ağa ve Müftü Efendi, o gün halkın önünde şükür secdesine gitmişlerdir.

  • Eski Kurtuluş Bayramları: Eskiden Çal’da kurtuluş günleri sadece bir resmi tören değil, bir "mahşer" provası gibi kutlanırdı:

  • Temsili Çatışmalar: Meydanda kurulan platformlarda, zeybek kıyafetli gençler temsili olarak düşmanı denize döker, o anları yeniden yaşatırdı.

  • Atlı Birlikler: Köylerden gelen yüzlerce atlı, Türk bayraklarıyla ilçenin tozunu dumana katarak geçit töreni yapardı.

  • Gazi Sofraları: Necip Ağa Konağı’nın

önünde kazanlar kaynatılır, çevre köylerden gelen herkesle birlikte "Kurtuluş Aşı" yenirdi. Yaşlı gaziler kürsüye çıkar, titreyen sesleriyle o günleri anlatırken meydandaki kimsede gözyaşı dinmezdi.

Bir Devrin Kapanışı, Bir Devrin Başlangıcı

Necip Ağa ve silah arkadaşları, vazifelerini yapmış olmanın huzuruyla köşelerine çekildiler. Ancak bıraktıkları miras, bugün Çal’ın her taşında, her bağında yaşıyor. Onlar için asıl mükafat, bugün sizin bu satırları okurken hissettiğiniz o gururdur.

Unutulmaz Bir Söz: O dönemde cepheden dönen bir Çallı zeybeğe "Neden gittin?" diye sorduklarında, "Necip Ağa 'Vatan' dedi, Müftü Efendi 'Namus' dedi; bize de 'Peki' demek düştü," cevabını vermiştir.

Bu destansı yolculuğun sonunda, dilerseniz Necip Ağa ve arkadaşlarının o dönemki sosyal hayatlarına, dostluklarına ya da Çal’ın kurtuluştan sonraki ilk inşa yıllarına dair bir ufuk turu yapabiliriz.

Siz bu tarihi pınardan içmek istedikçe, ben anlatmaya hazırım. Ne dersiniz?

* * * * * * * * * * * * * *

 Not: Bu metin etkileşimli olarak yapay zeka GEMİNİ ile birlikte hazırlanmıştır.

 
* * * * * * * * * * *

Hiç yorum yok: